8 Eylül 2007 Cumartesi

İngilizce Öğrenirken...

İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan iki şey var: sözlük ve hikaye kitabı. Birkaç tane hikaye kitabı almalısınız. Yalnız alacağınız kitaplar basitleştirilmiş hikaye kitapları olmalı. Penguin, Longman (Longman penguin yayınlarına ait) veya Oxford yayınlarının kitaplarını tavsiye ederim. Birinci seviye kitaplardan başlamalısınız. Birinci seviyede kelime sayısı 250 veya 300 olarak sınırlandırılıyor. Bu kitapların basitleştirilmesinde pek çok ayrıntı dikkate alıyorlar. Cümle yapıları sadeleştiriliyor, kullanılan dilbilgisi yapıları (örneğin fiil çekimleri) basitleştiriliyor, ayrıca kelime sayısı sınırlandırılırken kullanılan kelimelerin kolay ve yaygın kelimeler olması dikkate alınıyor. Buna benzer bir kitapla başlamalısınız. Her seviyeden en az beş kitap okumalısınız. Yani 250 kelimelik 5 kitap, sonra 500, 750 ve 1000 kelimelik yine 5'er kitap okumalısınız.
Bunlar 120-150 sayfa arası kısa kitaplar. 2500 kelimelik kitapları rahatça okuyacak düzeye gelince kadar okumalısınız. Okurken her yeni kelimeyi sanki para bulmuş gibi özenle ve heyecanla karşılamalısınız. Sanki 100 kelime öğrenince bütün İngilizceyi öğrenecekmiş gibi her kelimeye özen göstermelisiniz. Kelimelerin telaffuzlarını aklınızdan uydurup bu konuya takılmadan devam edin. Zamanla doğrusuyla karşılaştıkça düzelecek bu gibi ayrıntılar. Kitapları okurken kitap dünyasında takılmadan akıp gitmelisiniz. Hatta sonradan telaffuzunun çok farklı olduğunu fark ettiğin kelimelerde sürpriz faktörü yüzünden o kelimenin telaffuzu daha kalıcı olarak aklına yerleşiyor. Yani yaptığın hatalar da öğrenmene faydalı olacak.
Mutlaka normal bir sözlük kullanmayı tavsiye ediyorum. Elektronik sözlüklerde veya bilgisayarda okurken tıklama ile çalışan sözlüklerde kelimelerin yazılışana çok dikkat etmeden de geçiştirebilirsin. Oysa sözlük çalışması yaparken kelimelerle daha çok ilgilenmek gerekiyor. Kelimeleri karşılaştığın insanlar gibi düşünebilirsin. Bireysel bir yaşanmışlığın olan insanların yüzlerini hatırlama ihtimalin daha yüksek. Kelimelerle de yaşanmışlıklar yaratmak gerekiyor. Örneğin extraordinary kelimesine normal bir sözlükten bakarken yazımına dikkatlice bakman lazım.
1000 kelimelik kitapları okumayı bitirdikten sonra dilbilgisi çalışmaya başlamanın zamanı geldi demektir. Ondan önce dilbilgisi ile hiç vakit harcamanızı önermem. Örnek vermek gerekirse "Have you ever been to London?" veya "I have just bought a new car." cümlelerindeki 'have' kullanımının present perfect tense olduğunu hiç bilmeseniz bile, "I had already seen that movie" cümlesindeki have kullanımının past perfect tense olduğunu bilmeseniz bile, "I have to go." cümlesinde ki "have to" kullanımının gereklilik bildirdiğini anlamasanız bile, tek bildiğiniz have "I have a pencil" cümlesindeki kullanımıyla sıradan fiil olan have olsa bile, "Do you have to do it now?" cümlesindeki birinci 'do' ile ikinci 'do'nun tamamen farklı şeyler olduğunu bilmeseniz bile asla ilk altı ay boyunca gramer çalışmamalısınız.
Peki neden? Nedeni çok basit. Bu altı ay içinde hikaye kitaplarını ardı ardına devirmeniz gerekiyor. Dilbilgisi ile dikkat dağıtıp ritim bozukluğu yaratmamalısınız. Edebiyat aleminin kuytu köşelerinde gezinmekten yorgun düşmeli, Sherlock Holmes ile heyecanlanıp Charles Dickens ile sakinleşmelisiniz. Okuduğunuz hikayeler kafanızda gezinirken elinizden düşmeyen sözlük kullanılmaktan eskimeli. Hiç gramer bilmemek hikayeleri okumaya, sevmeye ve yüzde seksenini anlamaya engel değil. Aylar sonra yavaş yavaş gramer çalışmaya başlayınca ise o zaman artık tanıdık sularda yüzüyor olacaksın. Gramer sana motivasyon kırıcı gelmeyecek.
İngilizce Türkçeden çok farklı bir dil. Cümle içinde özne ve yüklemin yerleri tamamen ters yerlerde. Üstelik öğelerin cümle içinde sıralanışları ile cümleye anlam katabiliyorlar. Örneğin özne ve nesyeyi cümle içindeki yerine göre belirleyebiliyorlar. Bizde sıralanış cümleye anlam katmada neredeyse etkisizdir. Öğeleri yer değştirsen bile anlam korunur. Zaten o nedenle var olmayan bu ilişkiyi sağalamak için çok sayıda ek kullanmamız gerekiyor. "Have you seen Ahmet?" derken Ahmet kelimesini sona koyarak cümlenin nesnesi yapıyorsun. Yani bir kelimeyi cümlenin belli bir yerine koyduğun için nesne oluyor. Oysa Türkçede bunu -i eki ile yapıyoruz. Buna benzer nedenlerle İngilizce öğrenen Türklerin bir kısmı İngilizce ile savaşarak ve onu Türkçenin kalıplarına benzetmeye çalışarak anlamayı deniyorlar. O şekilde zor öğrenirsin. Cümle yapılarına aşinalık kazanmak için benim tavsiyem o nedenle çok basit. Erken aşamalarda gramer çalışmamayı ve bolca okumayı tavsiye ediyorum.
Yazılı dilin sözlü dile karşı büyük bir üstünlüğü var. Yazılı dil sözlü dil gibi kuralsızlıklar içermez. Üstelik bütünlüğü olan hikayelerde öğrenilen yeni kelimeler hikaye ile özdeşleşip kalıcılık kazanıyor. Ayrıca sözlü dil yazılı dil kadar zengin değildir. Yazılı dilde çok daha fazla kelime var. Bu nedenlerden dolayı iletişim merkezli İngilizce öğretim yöntemleri bana oldum olası itici gelmiştir. Kısaca söylemek gerekirse, dil kurslarını unutun. Gramer konusunu fazla abartmaya gerek yok ancak çok kaliteli bir tane kitapla konuların tamamını orta düzeyde işlemek gerekir. Bunun için
Understanding and Using English Grammar kitabını tavsiye ediyorum.
Telaffuzlar konusunda dil öğrenen pek çok kişinin gereksiz yere çok emek ve zaman harcadığını görüyorum. Bence telaffuz konusu tamamen kendi haline bırakılması gereken bir konu. İngilizceyi konuşmak için öğrenmeyin. Okumak ve anlamak için öğrenin. Konuşma zaten zamanı gelince kendiliğinden olgunlaşıyor.
Hikaye kitaplarının ayrıntılı bir listesi burada var. Sadece ilk baştaki easystarts dizisinde 31 tane kitap var. Bunlardan rasgele beşini bulabilirsen iyi olur.
Peng Rdrs Easystarts - OriginalsPeng Rdrs Level 1 - ClassicsPeng Rdrs Level 1 - OriginalsPeng Rdrs Level 2 - ClassicsPeng Rdrs Level 2 - OriginalsPeng Rdrs Level 2 - ContemporaryPeng Rdrs Level 3 - ClassicsPeng Rdrs Level 3 - OriginalsPeng Rdrs Level 3 - ContemporaryPeng Rdrs Level 4 - ClassicsPeng Rdrs Level 4 - Contemporary Peng Rdrs Level 4 - OriginalsPeng Rdrs Level 5 - ClassicsPeng Rdrs Level 5 - OriginalsPeng Rdrs Level 5 - ContemporaryPeng Rdrs Level 6 - ClassicsPeng Rdrs Level 6 - Contemporary
Ankara'da olanlar bu kitapları Olgunlar sokakta bulabilirler.
Bundan tam on yıl önce lisansüstü eğitim nedeniyle İngilizce öğrenmem gerekiyordu ve yukarıdaki yöntemi kullanarak bir buçuk yıl içinde bunu başardım. KPDS ve TOEFL'da istediğim dereceleri aldım. Üstelik sıfırdan başlayarak bunu kendi başıma yaptım. Ne lise ne de üniversite yıllarında yabancı dilim İngilizce değildi.
Sonuçta İngilizcenin bana çok faydası oldu. İngilizce sayesinde buraya geldim. Birkaç yıldır Londra'da yaşıyorum. Şüphesiz iş hayatı dışında da İngilizcenin çok faydasını gördüm. Her alanda istediğim her içeriğe anında ulaşabilmek çok faydalı oluyor.
Şimdi düşünüyorum da, on yıl önce Güneydoğu'da bir dağ başında küçük bir köyde öğretmenlik yapmaya başladığım zaman, bir küçük sözlük ve iki boyalı çocuk kitabı almıştım. Şüphesiz o zaman İngilizcenin bu kadar faydasını göreceğimi bilmiyordum.
Yabancı dil konusunda Türkçeden İngilizceye çevrilen bir şiiri
burada bulabilirsiniz.
Bu alıntı http://bilgilink.blogspot.com blog'dan alıntı yapılmıştır. Yazı için kendisine teşşekür ederim.

Uyumlu snom IP telefonlar Türkiye'de

Bircom, dört snom IP telefonunu, VOIP kullanarak telefon görüşmesi maliyetini düşürmek isteyen kurumların hizmetine sundu. Yüksek güvenlik standartlarına sahip snom markalı ürünler, başka markaların ürünleriyle yüksek uyumluluk seviyesinde çalışabilmeleriyle tanınıyor.snom'un ilk etapta Türkiye'ye getirilen dört modelinin temel özellikleri şöyle:snom 300: Giriş seviyesi bir IP telefon olan snom 300, VoIP telefon iletişiminin temel gereksinimlerini karşılıyor ve iş hayatında masa telefonundan beklenen özellikleri sunuyor.snom 320: Genel ofis uygulamaları için ilave özellikler sunan snom 320, iş telefonunda daha fazlasını arayan kullanıcıları hedefliyor. Güçlü SIP özelliklerinin yanı sıra full dupleks ahizesiz konuşma veüç katılımcılı konferans özelliklerini de bünyesinde barındırıyor.snom 360: snom 360 IP telefonu, açısı ayarlanabilir grafik ekran, ses ve çağrı yönetimi için kolay kullanılabilir ayarlar, duruma bağlı işlev değiştirebilen özel tuşlar ile iş hayatında verimlilik ve üretkenlik arayanlar için benzersiz özellikler sunuyor.snom 370: Geniş ve yüksek çözünürlüklü grafik ekrana sahip snom 370, gelişmiş telefon özelliklerinin yanı sıra farklı uygulamalardan da veri alarak, kullanıcı için önemli bilgileri ekranında gösterebiliyor. snom 370, tüm işlev ve bilgilerine anında ulaşmak isteyen profesyonel kullanıcıları hedefliyor.

6 Eylül 2007 Perşembe

Acı Hayatım ve Gerçeğim

Dedi ki hastayım ölüyorum ben
Hakkın rahmetine eriyorum ben
Benden sana kalan iki hatıra
Yar sana emanet ediyorum ben

Biri dokuz biri altı yaşında
Yalnız kaldım ben onların başında
Bir zırnık kalmadı gönül neşemde
Der sana emanet ediyorum ben

Gerçekten çok büyük acılar tattım
O zaman eridim, tükendim, bittim
İki çocuğumun elinden tuttum
Kendime emanet ediyorum ben

Hem kızım oldular, hem anam, bacım
Bağrıma bastıkça diniyor acım
Sanki onlar oldu benim ilacım
Kendime emanet ediyorum ben

Ben yaşarken rahat olsun kızlarım
Ciğer parelerim servinazlarım
Yanımdayken bile sizi özlerim
Allah'a emanet ediyorum ben

Seher Atan

Fotoğrafçılıkta yeni ufuklar

Genç Fotoğrafçılar genç festivalde buluşuyor. Yeni ufuklar açılıyor.
İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği)’ın, 20 yıldır düzenlediği "İstanbul Fotoğraf Günleri" 2005’ten itibaren yerini tek yıllarda "GençFotoğrafçılar Festivali”, çift yıllarda ise "Fotoğraf ve Sinema Bienali" ne bıraktı. İFSAK bu yıl GençFotoğrafçılar Festivali’nin ikincisine ev sahipliği yapıyor. İki sene once ilki düzenlenen GençFotoğrafçılar Festivali’nden farklı olarak bu festival ne amaçlıyor, neler yapmak istiyor?

30 yaş ve altındaki tüm genç fotoğrafçılara, çalışmalarını sergileme /sunma imkanı sağlamak amacıyla düzenlenen festivalde İFSAK, “KİMLİK” ekseninde genç fotoğrafçıları buluşturuyor. Bu festival, genç fotoğrafçıların neler yapabileceğini görmek ve göstermek istiyor.

Atölye Çalışmaları ve Söyleşiler

GençFotoğrafçıların birikimlerini paylaşacakları, birlikte üretim için elverişli bir ortam hazırlamayı ve GençFotoğrafçılara yeni ufuklar açmayı hedefleyen festival bu yıl farklı bakış açılarından oluşan atölye çalışmaları ve söyleşiler ile GençFotoğrafçıları fotoğraf dünyasının büyüsüne davet ediyor.

Çalışmaları 17 Ağustos 2007 tarihinde başlayan FotoRöportaj.org ile ortaklaşa yapılan ve eğitmenliğini Altan Bal'ın üstlendiği fotoröportaj atölyesi, İFSAK dernek merkezinde 15 katılımcıyla altı ders şeklinde devam edecek. Atölyede GençFotoğrafçılar, belgesel fotoğrafçılığın esaslarını öğrenerek kendi projelerini gerçekleştirecekler. Başarılı bulunan projeler
www.FotoRoportaj.org sitesinde yayınlanacak.

2006 yılında ICP’nin (International Center of Photography – Uluslararası Fotoğraf Merkezi) düzenlediği 22. Infinity Awards’ta "Genç Fotoğrafçı" ödülünü kazanan Ahmet Polat söyleşi ve "Portfolyo Değerlendirme" atölyesi ile GençFotoğrafçılarla 15 Eylül 2007 tarihinde İFSAK Nurettin Erkılıç Salonu’nda buluşacak. Ahmet Polat’ın portfolyosundan yola çıkılarak gerçekleştirilecek söyleşinin ardından atölye, katılımcıların portfolyolarının değerlendirilmesi ile devam edecek. 10 katılımcıyla sınırlı olan atölye için katılımcılar 15 fotoğraftan oluşan tematik portfolyolarını sunacaklar.

Coşkun Aşar ile 3 gün sürecek “Proje Fotoğrafçılığı” atölye çalışması dünya fotoğrafları ile GençFotoğrafçıları İFSAK Hulki Öğreten Salonu’nda buluşturacak. 20-22 Eylül 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek atölyede Coşkun Aşar’ın deneyimleri ve fotoğrafçılık anlayışından yola çıkılarak GençFotoğrafçılar kendi öznel ve belgesel projelerinden bir sentez oluşturmaya teşvik edilecek.

KargART'la ortak yapılan ve Ömer Orhun'un küratörlüğünde yürütülen "Kadıköylülük" “sosyofotografik belgeleme“ projesi için GençFotoğrafçılar, farklı perspektiflerden Kadıköylü kimliğini KargART’ta Kadıköylülerle buluşturacaklar.

Selda Salman Acar ile “Fotoğrafta Tasarım ve Yaratıcılık“ üzerine yapılacak atölye çalışması 17-19-21 Eylül 2007 tarihlerinde üç ders şeklinde Dijital Film Akademisi’nde yürütülecek. Atölyede tasarlanan fotoğrafın gerçekleştirilmesi için uygun tekniğin seçimi ve öznel dilin yaratılması üzerine yoğunlaşılacak. Atölye süresince katılımcıların oluşturacakları kimlik konulu portfolyolar atölyenin son dersinde değerlendirilecek.

Festival başlangıcından önce hazırlıkları başlayan üniversite fotoğraf kulüpleri ile KİMLİK temalı atölye çalışması farklı bakış açılarını izleyicilerle buluşturacak. Ortak proje üretimini teşvik etmeyi amaçlayan atölyede, kimliğe ait alt başlıklardan seçilen bir proje oluşturmaları istenen katılımcı üniversiteler, İstanbul Teknik Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi.

Çerkes Karadağ ile tema kapsamında 16 Eylül 2007 tarihinde İFSAK’ta gerçekleştirilecek olan "Fotoğrafta Kimlik" başlıklı söyleşi.

Murat Germen ve Orhan Cem Çetin ile 22 Eylül 2007 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde kendi çalışmalarının da içinde bulunduğu fotoğraf örnekleri eşliğinde Çağdaş Fotoğraf üzerine söyleşi.

29 Eylül 2007 tarihinde Yrd.Doç. Dr. Meltem NARTER ve Tanju AKLEMAN’ın katılımlarıyla Gençlik Kimliği: Oluşması ve Sanata Yansıması başlıklı bir panel gerçekleştirilecek.

Festival Kapsamında Farklı Birliktelikler

Türkiye’nin kimliğine dair National Geographic “Türkiye Fotoğrafları“ festivalin teması kapsamında sergilenecek.

Usta fotoğrafçıların gençlere bakışına ışık tutan ve gelenekselleştirilmesi hedeflenen projenin ilk yıl konuğu Cemil Ağacıkoğlu objekitifini gençlere yöneltecek.

Bu festivalin doğru yolda ilerlediğine ipucu niteliğinde özel iki sergisi var. İlki İshak Kalaç’ın Şırnak’ta kendi imkanlarıyla fotoğraf üretmeye çalışan öğrencilerin çalışmalarından oluşan karma sergi...Diğeri ise en genç katılımcılar olan Rüştü Akın Anadolu Meslek Lisesi öğrencilerinin hazırladığı karma sergisi.

Gelenekselleşen Etkinlikler

Semti "fotoğrafa uzak" sakinlere fotoğrafı ulaştırmak adına, saydam gösterilerinin düzenleneceği "Her Semte Bir Fotoğraf" etkinliği. İFSAK 1. GençFotoğrafçılar Festivali’nde Anadolu yakasında gerçekleştirilen etkinlik, bu yıl 28 Eylül 2007 tarihinde Bayrampaşa Şehir Parkı-Parkada’da yapılacak.

Katılımcıların, gün içinde fotoğraflarını kaydettirip gün boyunca sergilendikten sonra akşamüstü yapılan çekilişle herkesin bir başkasının fotoğrafını aldığı "Fotoğrafınla Gel" etkinliği festivalin kapanış gününde Tünel art’ta gerçekleştirilecek.
Tema Kapsamında Kısa Film Gösterimleri
Gökçe Pehlivanoğlu / Çıma
İFSAK 9. Dönem Kısa Film Atölyesi proje Grubu / Köprü
Mustafa Hakyemez / Tabela Show
Selim Evci / Duvarın Arkası
Adnan Menderes AL Öğrencileri / Soru
Aslı Atasoy / Kimlik
Didem Erayda / Ziyaret
Orçun Özkılınç / Oyun

İFSAK 2. Genç Fotoğrafçılar Festivali’ne Katılım

Toplam 65 bireysel ve proje topluluğunun başvurusu gerçekleşti ve Seçici Kurul’un (Altan Bal, Gamze Toksoy, Gökşin Varan, Selda Salman Acar) yapmış olduğu değerlendirme sonucunda 31 kişinin toplam 20 çalışma ile festivalde yer almasına karar verildi. Bunlardan 10 katılımcı 12 bireysel sergi açarken, başvuruda bulunan katılımcılardan 14’ünün Seçici Kurul tarafından seçilen fotoğraflarından oluşan karma sergileri festivalde yer alacak. Ayrıca saydam gösterileri ile 7 katılımcı da etkinlik takviminde yerlerini alacaklar.

Seçici Kurul’un desteklenmesini uygun gördüğü İFSAK’ın sergileme ve gösterim için finansal destekte bulunacağı projeler Burak Tokoğlu “Askerlik“ ve Yücel Zorlu „Çağrışım“ olarak belirlendi.

Festivalde yer alacak 30 yaş ve altı gençfotoğrafçıların isimleri şöyle;

Sergiler
Burak Tokoğlu
Ceren Karaçayır (2)
Deniz Tortum (2)
İTÜ Fotoğraf Kulübü
Koray Demiriğe
Nmodern
Onur Kılıç
Özlem Şimşek
Rengim Mütevellioğlu
Yücel Zorlu

Gösteriler
Adem Kapan
Emrah İçten
Koray Işık
Reyhan Meral
Salik Fırat Canpolat
Şenay Öztürk
Tolga Taçmahal

Festivalde yer alacak karma serginin katılımcıları: Ceren Çelikdemir, Çağdaş Biber, Dilara Şentürk, Ecehan Esra Top, Emin Özmen, Eyüp Okumuş, Görkem Güngör, Gözde Yenipazarlı, Selçuk Yaşar, Şenay Yaşar, Ufuk Kıray, Ülkühan Zekioğlu, Vejdi Subari ve Zahide Çanaklı.

Festival sponsorları ve destekçileri arasında DESAN Shipyard, Gencallar Mağazaları, Sodexho, National Geographic Türkiye, Orsada Bilişim, Liman yer almakta. Ayrıca sergi ve gösteri mekan sponsorları arasında İFSAK Sergi Salonları, İSO Odakule Sanat Galerisi, İDO Karaköy Vapur İskelesi, Galata Fotoğrafhanesi, Attila İlhan Kültür Merkezi, Fransız Sokağı, Yapı Endüstri Merkezi, Galeri Binyıl, Foto-cafe, Dijital Film Akademisi, Liman Kahvesi, Tünel Art, KargART, Mephisto, Oyuncular Tiyatro Kahvesi, Irish Pub, Peyote, Oza Kafe, Sinerji Cafe&Bar, Kale Center, Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi, Galleria Alışveriş Merkezi, Bayrampaşa Şehir Parkı-Parkada, Kültür A.Ş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi, Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi ve Yerebatan Sarnıcı yer almaktadır.

Türk Telekom'dan 371 dolara bilgisayar

Türk Telekom'un internet hizmetleri sunan bağlı kuruluşu TTNet'in, Microsoft ve Intel işbirliği ile gerçekleştirilen “Her Eve Internet, Her Eve Bilgisayar” kampanyasında 371 dolara bilgisayar sahibi olmak mümkün.
Kampanyada satılacak bilgisayarları Casper ve Vestel üretecek. MELİH BAYRAM DEDETürk Telekom'un internet hizmetleri sunan bağlı kuruluşu TTNet'in, Microsoft ve Intel işbirliği ile gerçekleştirilen “Her Eve Internet, Her Eve Bilgisayar” kampanyası, 2006 sonuna kadar 200 bin yeni bilgisayarı Türkiye'ye ulaştırmayı hedefliyor. Bilgisayarlar yerel üreticiler Vestel ve Casper tarafından üretilecek.
HEDEF 200 BİN BİLGİSAYAR
Türkiye'de bilgisayar sahipliğini ve internet kullanımını yaygınlaştırmak hedefiyle, her gelir grubuna yönelik olarak tasarlanan bilgisayar ve internet kampanyasında, uygun fiyatlı bilgisayarlar, TTNet'in geniş bant internet hizmeti ADSL ile bir arada sunuluyor. 1 Ekim- 31 Aralık 2006 tarihleri arasında sürecek kampanyada hedef 200.000 yeni bilgisayarı Türkiye'ye ulaştırmak.
İKİ FARKLI SEÇENEK
Kampanyada iki farklı ürün ve hizmet paketi bulunuyor. Bilgisayarlar için sunulan seçeneklerde, iki ayrı konfigürasyonda, Vestel ve Casper markalı masa üstü bilgisayarlar, farklı işletim sistemleri, farklı hız ve hafıza kartı gibi özelliklerle ve farklı fiyatlarla sunuluyor. Kampanyada sunulan piyasa değeri yaklaşık olarak 650 dolar olan PC1 ürün paketinin fiyatı 371 dolar + KDV, piyasa değeri yaklaşık olarak 750 dolar olan PC2 ürün paketinin fiyatı ise 481 dolar + KDV olarak belirlendi.
KAMPANYAYA ADSL DE DAHİL
Ayrıca kampanyada TTNet'in sunduğu ADSL hizmeti de paketler içerisinde yer alıyor. TT Net'ten 24 aylık hizmet almayı tercih eden kullanıcılar 256kbps'den 2Mbps'e kadar her hızdaki, tercihlerine göre kotalı veya kotasız ADSL paketinden yararlanabilecekler. Kampanyada, ilk iki ay için, müşterilerden herhangi bir ADSL ücreti talep edilmeyecek. Tüm bilgisayarlarda çocukların güvenle bilgisayar ve internet kullanımı için ebeveyn kontrol programı, antivirüs programı ve Microsoft Office öğrenci ve öğretmen sürümü bulunuyor.
TÜM KURULUMLAR ÜCRETSİZ
Müşterilerin bu kampanyada istedikleri şekilde ödeme yapabilmelerini sağlayabilmek için, nakit, 36 aya kadar taksitli kredi kartı ve banka kredisi seçenekleri bulunacak.
Kampanyadan faydalanmak isteyenlerin Türk Telekom ofislerine, bayilerine veya çözüm ortaklarına başvurmaları yeterli olacak. Başvuru süreci bittikten sonra en geç 60 gün içerisinde müşteriye PC ve modemi kargo yoluyla ya da elden eve teslim edilecek. Ayrıca PC, modem ve ADSL'in kurulumu çözüm ortakları vasıtasıyla ücretsiz olarak gerçekleştirilecek


Ayrıntılı bilgi için: http://www.ttnet.net.tr/kampanya.htm

Web uzmanından kullanışlılık dersleri

Dünyanın dev şirketlerinde yazılım ve web sitelerinin kullanımını kolaylaştırmak için yaklaşık 20 yıl görev yapan "kullanışlılık" uzmanı Steve Krug'un tecrübelerini aktardığı “Kullanışlı Web Siteleri Yaratma!” adlı kitap, Açık Akademi Yayınları'ndan çıktı.
Tasarımla ilgilenenler ve yöneticiler için kritik önemde bir çok konuya değinilen kitapda, Steve Krug'un yaptığı gerçek kullanışlılık testleri de yer alıyor.
Kitap, başta şirket yöneticileri ve pazarlama sorumluları olmak üzere bütün web tasarımcıları ve web servisi sunan uygulama geliştirme şirketleri için vazgeçilmez bir kaynak.



http://www.acikakademi.com